abi be.. bi selpak be abi..

yaşamı geçtim ölüme 20 var abi;

Zaman tiktaklarıyla başımı döndürürken gözüm takvime takılıyor. 30 Temmuz. Annem beni doğuralı 24 yıl 3 gün 5 saat olmuş. Babam öleli 13 yıl 4 ay 2 gün 8 saat. Annemin gidişinin üzerinden 2 sene 3 ay 13 gün geçmiş.

Yalnızlığa alışalı hiç olmamış, yalnız kalalı çok. Bugün amaçsızca sokaklarda dolaşmaya başlayışımın 4. günü. Hala ölmedim. Hala gaspa, darpa, tecavüze uğramadım. Oysa ki küçükken ne çok korkarlardı dışarı çıktığımda. Herneyse çok uzak geçmişler bunlar. Nerde kalmıştım.

Evet.

Annem gideli diyordum. Gitti. Bir gece ben uyurken habersiz, vedasız çıktı gitti. neden diye sorarım diye beklide. Ama sormazdım. Tek ne isterdim biliyor musun? Son birkez sarılıp hiç unutmamak için kokusunu içime çekmek. Şimdi hatırlayamıyorum ya annemin kokusunu en çok o koyuyor. Babasızlık zor da annesiz kalmak bambaşka bir şeymiş. Babam ölünce zımparalamaya çalıştığım pütürlü köşelerim oldu. Üzerinde elimi gezdirdikçe kalbimi acıttılar. Aradan 13 yıl geçmiş. Unutmuyor insan, acısı özlemi dinmiyor tabi. Ama külleniyor be abi. Anne öyle değilmiş. Elimi gezdirince acıyacak bir kalbim yok ki artık. Gecenin bilmem kaçında annem almış yüreğimi mendile sarmış koymuş çantasının bir köşesine, bırakmış beni gitmiş.

Şimdi sen diyorsun ki yapma kızım etme kızım. Benim yüreğim yok ki abi. Şuracıktan düşsem ölmem ki. Abi ölüler ölmez ki. Bak nasıl bakıyorlar yüzüme. Bilmiyorlar ya ondan.
Ama sen biliyorsun değil mi abi. Sen biliyorsun benim neden delirdiğimi.

(biliyorum evladım yapma bak çözüm değil bu. Hem buluruz anneni belki) diyo abi.

Umutlarımı gömeli çok oldu. Bak şu ötedeki ağacın dibine gömdüm ben onları görüyor musun? Şurdaki uzun ıhlamur ağacının dibine. Ne komik annemden vazgeçerken bile en sevdiği kokunun altına gömmüşüm diri diri kendimi. Hem de bahar. Estikçe tatlı tatlı kokusu gelir.eskiden annem seviyor diye severdim ıhlamur kokusunu. Şimdi o yok ben hala seviyorum.

Abi devreye giriyor yine(bak söz bulucam anneni tarif et bakalım biraz, anlat anneni)

Anlatırım abi ama bulamazsınız ki. O gitti bırakıp beni. Su gibi gözleri vardı onun. Kızdığında içinde boğulduğum. Sevdiğinde kumsalında ılık ılık ayaklarıma çarpan. Ateş gibi saçları vardı. Dokunduğumda elimi yakan, içimi ısıtan. Kar gibi elleri vardı abi. Aynı kar gibi. Hep soğuk. Ama yumuşacık. Yeni yağmış kar gibi. İpek gibiydi göğsü. Bir sarıldım mı bırakmak gelmezdi içimden. Ilık ılık olurdu içim.. iç gıcıklayan ipekler olur ya abi böyle dokunursun kıtır kıtır gelir eline, bir garip olursun. Elini çekmek istersin bir yandan, bir yandan bırakamazsın. Öyleydi annem sarıldığında bırakamazdım.

Rüzgar gibi yalar geçerdi uykumda öptüğünde yanaklarımı dudakları. Uykuyla uyanıklık arasında bi kere daha öp dedirtircesine sıcaktı.

Koynunda bir uyuması vardı ki annemin. Bin bir çeşit kuştüyü yatağa yeğlerdim. Pamuklar içinde uyumak gibiydi. Mis gibi kokardı. Çiçek gibi. Bahar dalı gibi. Hani yağmur yağarken temiz temiz toprak kokarda insanın içini huzur kaplar ya. Aynı onun gibiydi.

Of be abi. Yoktu ki onun gibisi. Herkese kendi annesi güzel gelir ya işte. Öyleydi. Mermer gibi güzeldi benim annemde. Boşver be abi ağlama sende benim içimi bayma. Yapma. Git sarıl çek kokusunu içine annenin hapset en derinlerine. Bir gün giderse seninki de delirme sende benim gibi.

Abinin olayın sonunda amirine yaptııı açıklama:

- durduramadık, vazgeçiremedik. Aslında sanırım en iyisi böylesiydi.

“abi be.. bi selpak be abi..” için 3 Yorum

  1. hakkı diyor ki:

    senin derdin ne acaba merak ettim…
    Güneşli bir hava varken niye
    yeraltında saklanıyorsun

  2. sunasan diyor ki:

    bir yerde saklandığım yok aslında. gayette yeryüzünde yaşıyorum. gülüyorum eğleniyorum:)

  3. Brown diyor ki:

    Brown

    Let me disagree.

Yorum Yapın