gidiyorum evet..
gidiyorum, gidiyorum deyip duruyorum en sonunda göt üstü oturucam korkarım..
bu güne kadar hep gitmek istedim. sadece gitmek.. nereye ne zaman ne kadar süreyle olduğu hiç önemli olmadı. herkesi, herşeyi bırakıp gitmek sadece bir valiz doldurup defolup gitmek. hiç bu kadar yaklaşmadım gitmeye. korkmuyor muyum? korkmak ne kelime, hem de ölesiye. ama bu korku engel değil bana. sadece mideme kramplar sokuyor o kadar.
neden gitmek istedim peki bu güne kadar.. bunun sebeplerini sorgulamak istedim şimdi akşam akşam. muhtemelen kızgınlığımdan..
saygı gördüğüm mekanlarım var evet, insanların sözümün sonuna kadar susup dinlediği ortamlarım var. ama en çok vakit geçirdiğim yerde, en çok sesimin duyulmasını istediğim yerde, en çok bir şeyler anlatmamı gerektiren yerde, DİNLENMİYORUM!!!
beni tanımayan insanlara kendimi anlatmak kolay, asıl zor olan beni tanıdığını sanan insanlara aslında bambaşka biri olduğumu anlatmak. özellikle de, işte dinlenmiyorlarsa. belki bu yüzden kaçıp gitmek istemem. kendime saygı beklemiyorum. karakterime, kişiliğime sayguı beklemiyorum. saygının kazanılması gereken, hediye edilmeyen bir kavram olduğunun bilincindeyim. ütopik yaklaşmıyorum bu konuya. neden bana saygı duymuyorlar demiyorum. ama insanların konuştuklarında dinlenmeleri kendilerine duyulan saygıdan değil genel ahlak kuralları çerçevesinde olan bir durumdur. nitekim, saygı duymak için öncelikle karşındakini dinlemen gerekir. herneyse… bu saygı kavramı canımı sıktı, muhtemelen okuyanı da epey bir sıkmıştır.
peki, dinlenmemek kaçıp gitmek istemek için yeterli bir sebep midir?
tabi ki hayır..(saygı aslında geçerli bir sebep gibi geldi bi anda neyse geçelim)
başka neler var?
özgürlük..
evet.
özgürlük deyince şimdi çok genel bir kavram anlaşılmamalı. o kadar yükseklerde değil gözüm. kendime özerk bir cumhuriyet kurmak istemiyorum tabi ki. biraz kendinden sorumlu olabilmekle alakalı bu. burda -yani evimde- böyle bir sorumluluğu edinmeme izin yok. nedir bunlar? yatmaya karar vermek ve bilakis kalkmaya karar vermek, acıktığını idrak etmek ve yemek yemeye kendi özgür iradenle karar vermek, internette araştırma yapmanın bünye üzerinde ki etkilerini değerlendirip ne zaman pc başından kalkman gerektiğine karar vermek, bir şeyin doğru olduğuna inanma özgürlüğü, banyo yapmama özgürlüğü, salonda uyuklama özgürlüğü, çoraplarımı odanın ortasında bırakma özgürlüğü, canımın herhangi bir şeyi istememe özgürlüğü, yalnız kalabilmek…… vs. vs. vs.
farkındaysanız bunların arasında dilediğim zaman evden çıkıp gidebilmek, geceleri barlarda alemlerde olmak, erkek arkadaşlar ve ilişki sınırları, okulu bırakmak, evlenmek, ahlak dışı bir işte çalışmak istemek… ve benzeri ailelerin pek çoğunun korktuğu istekler ya da hatalar yok. sadece yaşam alanımda nefes alabileceğim ufak bir boşluk ufacık bir özgür irade..
karnım acıktı..
netice itibariyle kendimce haklı sebeplerim varmış ben buna kanaat getirdim tekrar ve tekrar..
ps: allahım, lütfen yarı yolda bırakma…
12 Temmuz 2007, 02:44 tarihinde
şu an gecenin bi yarisi saat 03:41 tesadüfen buldum siteni ve okudum yazılarını. gerçekten hayatımızda herşeyin istediğimiz gibi olmasını bekleyemeyiz ki.şu an bulunduğun hayatta nasıl ki yaşamak için bazı kurallara uyuyorsan yapmak istediklerini yapmak içinde bazı kurallara uyman gerekiyor.belki gecenin bir yarısı dışarı çıkamıyorsun ama geceleri sokaktada uyumuyorsun.tabi polyanacılık oynama yaşımız geçti ama gerçeklerle yüzleşmek en iyisidir.neyse bu saatte bu kadar yazabiliyorum. ii geceler.
09 Mayıs 2008, 19:37 tarihinde
şu an bende buralardan uzaklaşmak aileme bensizliği hissettirmek istiyorum çünkü ben onların bana olan sevgisini göremiyorum
20 Mayıs 2008, 16:39 tarihinde
o kadar katı olmamak lazım. bazen hayat gailesi insanların hissettiklerini göstermesini engelliyor. aslına bakarsan görememek ayrı, bilmemek ayrı. sen göremiyor ancak seni sevdiklerini biliyorsan sorun yok demektir. ama yok bilmiyorsan o zaman gitmek yerine önce bir konuşmanı öneririm. yada benim ne haddime. kendi adıma öyle yapardım diyeyim ben daha doğru olacak.
20 Temmuz 2008, 04:52 tarihinde
Evet bencede o denli katı olmamak lazım. emeğinize sağlık tşk
20 Temmuz 2008, 04:53 tarihinde
sen göremiyor ancak seni sevdiklerini biliyorsan sorun yok demektir.. Bu söz çok anlaml haklısınız
29 Nisan 2010, 00:29 tarihinde
okadar darldım ki bu hayttan anlatamam
29 Nisan 2010, 20:35 tarihinde
dönem dönem oluyor öyle ya . biraz değişiklik yapmayı deneseniz? ufacık birşey bile bazen inanılmaz farklar yaratabiliyor.
04 Eylül 2010, 00:48 tarihinde
Bende basıp gidiyorum 1 ay içinde herşeyi geride bırakıp.. lanet olsun böyle hayata’da böyle işede eylem’ede.. Ofs
12 Nisan 2011, 12:18 tarihinde
Beraber kaçalım kübra ben.
)