çekoslovakyalılaştıramadıklarım…

rutin gidesilerimin yakın tarihinden bahsetmek istiyorum öncelikle. yazı yazıyorum tekrar, bikoz geldiler tekrar.

dönem dönem, takribi 7 ila 14 ay arasında başımı alıp, sikerim ecdadınızı diyerek pılımı pırtımı da yanıma alıp kimsenin beni tanımadığı, benim kimseyi tanımadığım, mümkünse kasabadan daha gelişkin olmayan yerlere atmak geliyor kendimi. içimden ama. dile getiremiyorum. bikoz x 2, kadın olmanın türkiye’ de ananevi örfsel statik ve psikolojik durumu = otur oturduğun yerde.

şimdi kalkıp “ben bursa’ nın dağlarında çıkıcam kamp kurucam tek başıma” desem, bi kere kesin hiç tanımadığım uzak akrabalarım bile itiraz ederler. ola ki dinlemedim gittim. bi kere daha kesin sikerler arkadaş orda beni:((

derdim gücüm nisan-mayıs gibi kapağı bir haftalığına da olsa Mardin’ e “e bi zahmet artık bu sefer” atabilmek. kalabalıkla, ailemle, yakın arkadaşlarımla arama ! ”bi saniye” ! çekip, belki daha az tanıdığım, tanışıklığımı da daha fazla arttırmak istemediğim, sadece “yol arkadaşı” olarak kalabilecek birini yanıma alıp yollara vurucam kendimi. gidelim görelim bakalım şu 7 senedir içten içten rüyalarımda bile beni çağıran büyülü şehri.

sonracıma yaz aylarının bastırmasıyla, bazı muhteremlerin çenemden damla damla salya akıtmama sebep olacak kadar ballandırıp anlattığı bozcaada’ nın sakinliğine emanet edeceğim kendimi. sabah medeni bir saatte kalkıp -önemli not: kalabalıktan sıkıldık, şehrin buhranları, apartmanların gölgeleri falan dedik. sanmayın ki kendimi adaya atıp sabah 4,5 akşam 10,5 yaşıycam. malak gibi uyurum 11′ e kadar kesseler uyanmam, akşamda alemime bakarım- yürüyüş falan yabıcam. bisiklet kiralayıp gezicem tozucam. şezlongda yatıcam olm var mı daha ötesi:))

tüm bu hayallerime hala en az 7 ay olması her ne kadar “ulan kesin bi terslik çıkar yine” dememe sebep olsa da bu sene kendimden çok ümitliyim. sıkıldım çünkü. hem çevremden hem etrafımda dönüp duran olaylardan hem de hiç hakkım olmamasına rağmen hayatın sırtıma yüklediği allahın cezası sorumluluk kamburundan. bu sene bencillik yapıcam. tek başıma olucam.

bazen diyorum uzak doğunun garip gurip felsefelerini öğrenip en azından geceleri astral seyahate falan mı versem kendimi diye. içimdekini bulma yolculuğu, içe ziyaret falan yapar bulurum yolumu.

ben düşüneyim bunu bir.

 

Yorum Yapın