unutmak

hayatımı çoğu zaman çekilmez hale getirse de, kendimi çoğu zaman 3,5 ay önce bir paraşütle yeryüzüne gönderilmiş gibi hissetmeme sebep olsa da, arkadaşlarım şunu, bunu yaparken ne kadar çok eğlenmiştik dediklerinde mal mal bakmamdan dolayı onlarla geçirdiğim anları değersiz gördüğüm fikrine kapılıp benden ellerini eteklerini çekseler de, bence insanlığa, basite indirgersek bana bahşedilmiş en büyük iyilik unutmaktır. benimki doktorluk boyutlara ulaşmış olabilir belki. ama çok da şikayetçi değilim.

böyle bunalık bunalık konuşup, vah ben çok dertliyim, hayat hep sillesini vurdu, buhiii:(( şeklinde kendi kendime triplenmek istemiyorum pek ama bu böyle yani sfskjrfhsdkfhsdjf.

hatırlamak istemediğim, benim kontrolümde gelişmeyen ama ısrarla gelip benim götümde patlayan milyonlarca saçma sapan olay var. ve benim bu olayları yaşadığım dönemlerde hissettiğim o iğrenç üzüntüler, ağlamalar, nefretler, kızgınlıklar falan püff diye uçup gidiyo.

benim kontrolümde gelişenler de öyle ama bu pek iyi bişey değil. çünkü mütemadiyen aynı hataları yapıyorum o zaman. kendimi düzeltemiyorum lan. böyle mesela AŞK denen boktan olay sarmal göngü gibi mınakoyim. her seferinde mal gibi ben üzülüyorum. unutmamam gereken en birinci kuralı, yani “benim dışımdaki insanların hepsi beni sikmeye çalışıyor(mecazi anlamda terbiyesizler)”  u sürekli unutuyorum. ondan sonra eğer şanslıysam 1-2 ayda patlıyor mevzu. şanssızsam gayet süper mutlu geçen mevzu 6 ay kadar sürüyor ve ben böyle avokado meyvesi gibi bi sürece giriyorum. insanlar, kurallar ne yapmam gerektiğini söylüyor, ben yapıyorum. sabah kalk-servise bin-işe git- insanlara gülümse- çalış/sigaraiç/çalış/yemekye/çalış/sigaraiç- servise bin- eve git- televizyonu aç- izle- bilgisayarı aç- bak/bişileryaz- duş al- yemek ye- yat- uyumaya çalış- sız- sabah kalk- servi…. gereksiz sorulardan ve konuşmalardan kaçınmak için gülümse, iyiymiş gibi davran, meraklıları hayatından uzak tutmak için yaşayan bir organizmanın yapması gerekenleri yap. vs. vs.

sonra uzuuuuuun bir aradan sonra, yine gerçekten yaşayan bir et yığını oluyorum. yine gülüyor, eğleniyor, hayattan az da olsa zevk alıp bir hale geliyorum. ama bu en önemli kuralı ve avokado sürecini unutup tekrar aynı şeyleri yaşamam an meselesi oluyor. hatta şu an itibariyle kafama dank etti ki ben bu olayları unuttuğum için o süreçten çıkabiliyorum galiba. yani yoksa mantıklı bir açıklaması yok. çekilir çile değil çünkü. neyse.

işte unutmak süper birşey.

genç yaşımda alzheimer olmayı dileyecek kadar oldum yani.

ne kadar şahane.

yalnız bu arada bizim satış müdürü bi müşteriyi dövmek üzere lan ahahahaha.

 

 

Yorum Yapın