reform
ne zormuş arkadaş. insanın kendine bir dolap bir yatak seçmesi ne zormuş. evde yenilemeye gitmek bir adet tosun gibi kabusmuş.
önce yatağımı değiştireyim diyerek başladığım bu detoks, oldu olacak odanın duvarlarını da boyatayım, boyacı girmişken ev boyansın, madem boyattık şu allahın cezası kafferengi kapıları da beyaza boyatalım, heryer çiçek gibi oldu marleyler ne çirkin öööğk laminant yaptıralım, yatak değişiyo şu dolapları da mı değiştirsek?, ikea!, annemin dolaplar artık miadını doldurmuş, ikea!, şifonyerler ne kadardır ki yaa?,ikea!! şeklinde devam etti, ediyor. ikea denen merete girdin mi çıkabilmek için evin bir kaç yerinde değişiklik yapmak farz oluyor. her gördüğüm şeye “ay ne kadar güzelmiş yaaaa” tepkisi veren binsan olduğumdan bütçenin ebesini skmek tereyağından kıl çekmek kadar kolay oldu.
sorsan kürt açılımını malak gibi bakarım ama ikea kataloğunu sular seller gibi ezbere sayar dökerim sana. şifonyerler hangi sayfada, yatak ölçüleri kaça kaç?, pax dolap yüksekliği hangi duvara nasıl sığar, sepet mi daha mantıklı çekmece mi?????
herşey çok güzel, herkes çok tatlı, vika amon masalar adeta bir elmalı turta, billy kitaplık bir nev-i bailey’s li dondurma.
son durum kaçan 4500 tl. herşey süper de o sürgü kapaklar ne kadar pahalıymış birader. ödeme planı çıkarmaktan matematik dehası olmama çeyrek kaldı.
biraz ayran gönüllü olduğumdan bayram sürecinde sekiz kere fikir değiştirdim, yaklaşık 22 kere eşyaların yerini değiştirdim, şu zamana kadar aldığım sadece bir halı bir abajur. 1,5 haftada sadece bunlara karar verebildim, geri kalanlarıda önümüzdeki 25 yıl içerisinde bir karara varıp alacağım kısmetse. bu arada kitaplarım kutularda, elbiselerim annemin dolaplarında, ayakkabılarım salonun ortasında beklemeye devam edecek artık. napalım yani kolay iş değil öyle bir çırpıda alınsın bitsin.
velhasıl ben artık tükendim. sıçarım böyle yeniliğe diyip odama çadır kurabilirim her an. evsizler gibi iki torbada kıyafetlerimi toplar koyarım bir köşeye.
off. yazarken bile gerdi beni bu mevzu. öyle yani. şu ara ters bişey söylemeyin ağır küfrederim demek istemiştim yalnızca.
19 Kasım 2009, 15:51 tarihinde
Umarım Billy kitaplıkların kısa raflı olanından almışsınızdır. Biz geleceği göremedeğimiz için uzun raflısından aldık. Aldığımız ürünün kitaplık olduğundan emin olduğumuz için de raflarına kitap dizdik. Braz zaman geçince bir de baktık ki bizim Billyler bel eriyor… umarım sizin de başınıza aynı şey gelmez de bir kez daha eşya değiştirmezsiniz…
19 Kasım 2009, 22:24 tarihinde
ölçü nedeniyle 40*200 olanlarından almıştım. demekki iyi ki sığdıramamışım 80*200 olanları:)