17′lik ergen ruhumu seviyorum!! sevdiğim tek ergen kendimim!!!!
böyle mal gibi hissettim kitapları okurken kendimi. çünkü edebi açıdan zerre değer taşımayan, içerik yönünden birşey kazandırmayan, konu yönünden farklı bir şey tattırmayan, sığ ötesi bir seri The Twilight Saga. bildiğin yılış yılış* aşk hikayesi. çeviren de napsın kitaba derinlik kazandıramaz. ama 2. kitabı çeviren rezaletti mesela. umarsız umarsız umarsız yazmış durmuş delirtti beni. neyse işte tüm bu iğrençliklere rağmen ben bu kitapları bırakamadım ya elimden. 6 günde 4 kitap bitirdim manyak gibi. gözlerim pörtledi okucam diye. 4. kitabı bitirdikten sonra internette ilk 12 bölümü bulunan 5 kitabın taslağını da okuyup sonra tekrar ara vermeden 1. kitabı aldım elime. yapıştım resmen kitaplara. böyle okurken de yüzümde eblek bi gülümseme. annem dalga geçti hep:( hatta bu salak kitaplardan birini okurken kedim kaçtı lan!! resmen ilgisizlikten isyan edip kaçtı sanırım hayvan.
ilk filmi 5 kere falan izledim. ciddi ciddi utanıyorum şu yazdıklarımdan ya. niye yazıyosam. sonra gerizekalı gibi gittim 2. filmi sinemada izledim. ergenlerle!!!! liseli genç kızlarla film izlemek ne kabusmuş arkadaş. robert pattison çıktığı zaman böyle iç çekişler felan duydum hep skjfhdkfhsd. ben içimden oyyy analar neler doğuruyo dedim en azından ahahahaha. sonra film molasında önümde giden iki bücürden biri şöyle bişi dedi “edvaağrtın karankteri, ceykopun vücüüüdü” allah benim bin belamı versin ne işim var benim burda dedim. ama sonuna kadar izledim sdjhskfhsdk, film de bok gibiymiş zaten hiç beğenmedim.
bu yazıyı niye yazıyorum böyle utançtan kırıla kırıla? şimdi ilk filmin sanırım görüntü yönetmeniyle ikincisininki farklıymış. şöyle birşey gördüm:

hep eleştirmişler 2. yi kötü kötü diye. neden yahu adamların yüzüne kan can gelmiş ahahahahhaha. o abiyi/ablayı bunların vampir oldukları konusunda bilgilendirseymiş keşke biri. dudaklara bak maşşallah, pekmez içirmişler hep bunlara sdjhsdfhksdh
*yılış yılış: türkçe sözlüğe az önce kazandırdığım bir kelime.